8 Haziran 2026 tarihinde, Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen 82. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Yıllık Genel Kurulu ve Dünya Hava Taşımacılığı Zirvesi’nde Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, havacılık sektöründeki güncel gelişmeleri ve şirketin operasyonel durumu hakkında bilgi verdi.
Şeker, THY’nin 2033 yılı için belirlediği stratejik planı 2023 yılında kamuoyuna duyurduğunu hatırlatarak, o dönem Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde mevcut Genel Müdür Ahmet Olmuştur’un da bu stratejinin oluşturulmasında yer aldığını belirtti. Geçmişte yönetim kuruluna sunularak onaylanan bu büyük strateji çerçevesinde önemli bir değişiklik olmayacağını vurgulayan Şeker, Airbus ve geçen yıl Eylül ayında verdikleri Boeing siparişleriyle toplamda 420 uçağı filoya katmayı hedeflediklerini ifade etti.
Büyüme hedeflerini sürdürdüklerini söyleyen Şeker, İstanbul Havalimanı’nın güçlü bir aktarma merkezi olduğunu ve Türkiye’nin dünya genelinde en çok seyahat edilen ilk beş ülke arasında yer aldığını öne sürdü. Ancak, hava yolu sektöründeki yoğun rekabetin, aynı iş modeliyle büyümeyi zorlaştırdığını da ekledi. Şeker, “Daha fazla uçak, daha fazla yolcu, daha fazla gelir hedefimiz var, ancak bu durumun kar marjını düşürdüğünü görüyoruz. Bu nedenle, katma değeri yüksek alanlarda daha fazla yer almayı planlıyoruz. Daha önce tanıttığımız Turkish Holidays tatil paketi, Loyalty programı, ödeme sistemleri şirketimiz ve kapıdan kapıya kargo hizmeti sunan Widect gibi projelerimizle yüksek katma değerli işlere yatırım yapacağız,” dedi.
Ayrıca, Air Europa ile yaptıkları iş birliklerinin de karlılığı artırmayı hedeflediğini vurguladı.
Körfez bölgesindeki jeopolitik krizler ve askeri çatışmalar sırasında yaşanan pazar boşluğunun THY için bir fırsat sunduğunu belirten Şeker, “Körfez’deki olaylar nedeniyle burada bir fırsat doğmuştu ve bunu değerlendirdiğimizi düşünüyoruz. Ancak bunun kalıcı bir fırsata dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek,” şeklinde konuştu.
Bölgedeki rakip havayollarının güçlü kalmaya devam ettiğine dikkat çeken Şeker, “Katar Havayolları, Etihad ve Emirates ile sürekli temas halindeyiz. Rakiplerimiz, savaş öncesi kapasitelerine büyük ölçüde geri döndü. Örneğin, Katar %85, Etihad %90 ve Emirates %90 kapasitesine ulaştığını belirtiyor,” dedi.
Bilet fiyatlarıyla ilgili agresif bir pazarlığın içinde olmadıklarını belirten Şeker, “Bu durum, rekabetin hızla geri döndüğünü gösteriyor. Savaşın başlangıcında Körfez havayollarının operasyon yapamadığı süre zarfında, Güney Asya, Uzak Doğu, Maldivler ve Seyşeller gibi egzotik destinasyonlardan gelen yolcuları THY olarak uçurma fırsatı bulduk. Böylece, ilk kez Türk Hava Yolları ile tanışan yeni bir müşteri segmenti oluştu,” ifadelerini kullandı.
Yeni müşteri grubunu kalıcı hale getirme hedefinin, THY’nin performansına bağlı olduğunu belirten Şeker, THY ile ilk kez uçan önemli bir kitle oluşturduklarını vurguladı.
Son olarak, havacılık sektöründeki en büyük gider kalemlerinden biri olan jet yakıtı fiyatlarının sektörü nasıl etkilediğini de gündeme getiren Şeker, bu konudaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade etti.